Divana uzanmış bir danışan ve karşısında oturarak defterine not almakta olan bir terapist. Evet, bireysel terapi filmlerde, tiyatro oyunlarında veya reklamlarda hala zaman zaman böyle gösteriliyor olabilir; ancak bu klişe görüntü daha ziyade Sigmund Freud dönemini anımsatmaktadır. Öyleyse, daha önce hiç terapi görmemiş pek çok kişinin aklındaki görüntü bu iken, gerçekte bir psikoterapi seansı nedir ve nasıldır?
Bireysel psikoterapi, danışan ve psikoterapistin baş başa çalıştıkları yaklaşık 1 saat uzunluğundaki seanslardan oluşur. Bu seanslar yüz yüze olabileceği gibi, terapist ve danışanın fiziken bir araya gelmelerinin mümkün olmadığı durumlarda görüntülü görüşme ile de sürdürülebilir.
BİREYSEL TERAPİYE HANGİ NEDENLERLE BAŞVURULUR?
Hayat içerisinde zorlandığınız, kendi başınıza üstesinden gelmekte güçlük çektiğiniz, duygu ve davranışlarınızın altında yatan sebepleri daha iyi anlama ihtiyacı duyduğunuz, kendinizi huzursuz, çaresiz veya sıkışmış hissettiğiniz her konuyu bireysel terapi seanslarına taşıyabilirsiniz. Destek almak istediğiniz alan özel hayatınız, iş hayatınız, yaşamla olan ilişkiniz veya kim olduğunuza dair varoluşsal krizinizle ilgili olabilir. Genellikle ilk seanstan itibaren, yargısızca anlaşıldığınızı farkederek daha dingin ve huzurlu hissetmeye başlarsınız.
Daha önceden size konmuş veya kendinizde şüphelendiğiniz bir teşhis olabilir. Depresyon, panik atak, fobi, obsesif kompülsif bozukluk (OKB), bipolar bozukluk veya herhangi bir tanı; sizin özgün hayat hikayenizin ve kendi deneyimlediğiniz duygu ve düşünce durumunun önüne geçmemelidir. Tanılar, ruh sağlığı profesyonellerinin kendi yaklaşımlarını kolaylaştırmak için sınıflandırdıkları kalıplardan ibarettir. Esas olan, terapi koltuğuna oturan her bir bireyin benzersiz hikayesindeki detayları farketmektir.
SEANSLAR NASIL PLANLANMALIDIR?
Terapi seansları klasik olarak bir saat civarındadır; ancak ilk seansı yaklaşık 90 dakika kadar planlamak daha doğrudur. Bu ilk seansta terapist, danışanını her açıdan dinler, bir harita ve rota çizmek için gerekli verileri toparlar. Sonraki seanslar genellikle haftada bir buluşma olarak planlanır. Ancak elbette, üzerinde çalışılan konunun aciliyeti, terapist ve danışanın uygunlukları ve başka pek çok etmen gözetilerek daha sık veya daha seyrek bir planlama da yapılabilinir. Örneğin; uçak fobisi olan ve 2 hafta sonra uzun bir uçuş yapmak zorunda olan bir danışanın durumu acildir ve uçuşa kadarki sürede haftada iki kez görüşmek gerekebilir. Öte yandan, örneğin genel anksiyete bozukluğu nedeniyle bir süredir terapi almakta olan bir danışanın kaygı düzeyi yeterince azalmışsa görüşme sıklığı 3 veya 4 haftada bir olacak şekilde düzenlenebilir.
BİREYSEL TERAPİDE BELLİ BAŞLI YÖNTEMLER HANGİLERİDİR?
Terapist, danışanıyla birlikte terapi sürecini planlarken bazen tek bir tekniğe sadık kalmayı tercih eder, bazen ise birkaç teknikten ardışık olarak yararlanılabilinir. Danışan için doğru tekniği seçerken danışanın mental ve psikolojik yapısı, içgörüsünün ne düzeyde olduğu, üzerinde çalışılacak ana konunun doğası gibi danışanla ilgili faktörlere dikkat etmek gerekir. Bunun haricinde, elbette, terapistinde hangi tekniklerde usta olduğu ve bu tekniklerin danışana uygun olup olmadığı gözetilmelidir. Örneğin bazı danışanlar uzun yıllar süren psikodinamik bir sürece çok uygun bir doğadayken, bazı danışanlar bir anlamda nokta atışı sorunları hızlıca halledebilecekleri daha kısa süreli bir metoda daha yatkın olabilirler. Fobilerin tedavisinde davranışçı ve bilişsel davranışçı tekniklerle çok iyi sonuçlar alınabilinirken, örneğin kişinin sorunlarının kalbinde bir anlam sorgulaması olduğu örneklerde varoluşçu yaklaşım çok daha etkili olabilmektedir. Belli başlı psikoterapi teknikleri şunlardır:
- Psikanalitik ve psikodinamik yaklaşımlar
- Davranışçı terapi
- Bilişsel davranışçı terapi
- Varoluşçu terapi
- Hümanistik terapi
- Gestalt
Bu ana yaklaşımların haricinde, kimisi bunlardan ilhamla geliştirilmiş çok sayıda terapi tekniği vardır. Şema terapi, KİPT (kişilerarası ilişkiler psikoterapisi), EMDR (göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme), Mindfulness temelli teknikler, Transaksiyonel analiz, çözüm odaklı kısa terapi, pozitif psikoloji, sanat terapisi, cinsel terapi ve daha pek çok sayıda teknik mevcuttur.
TERAPİYE NE KADAR SÜREYLE DEVAM ETMEK GEREKİR?
Tahmin edeceğiniz üzere, bu sorunun yanıtı kişiden kişiye ve tanıdan tanıya oldukça değişmektedir. Majör depresyonla başvuran ve ilaç tedavisi kullanmakta olan bir kişi haftalık görüşmelerle 3-4 ay içerisinde çok belirgin sonuçlar elde edebilir; aynı şikayetle ve aynı ilaçları kullanarak başvuran bir başka kişi ile terapi süreci iki yılı bulabilmektedir. Panik bozukluklar ve fobilerde görece daha kısa sürede sonuç alınabilirken; örneğin yeme bozukluklarında veya madde bağımlılığında süreç çok daha uzun olabilmektedir. Uzun süren terapilerde önemli olan nokta, düzenli aralıklarla terapist ve danışanın kaydettikleri ilerlemeyi beraber değerlendirmeleri ve terapi rotasını gözden geçirmeleridir.
ONLINE SEANSLAR ETKİLİ MİDİR?
Günümüz koşullarının etkisiyle, online seanslar gittikçe daha fazla tercih edilmektedir. Terapist ve danışanın dış çevreden tamamen izole olabilecekleri rahat ve sessiz ortamlarda yürütülen online seanslarda yüz yüze seanslar kadar başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Ancak, eğer şartlar izin veriyorsa, ilk seansı yüz yüze yapmak ve terapist-danışan bağını fiziksel olarak aynı ortamdalarken kurmak süreci kolaylaştırmaktadır. Yüz yüze seanslarda kullanılan tekniklerden bazılarını, online seanslarda kullanmak mümkün olmayabilir; bu noktada, terapist danışanını mevcut kısıtlamaları hakkında bilgilendirmeli ve bu teknikleri kullanmak gerçekten gerekliyse, yüz yüze görüşebileceği başka bir terapiste yönlendirmelidir.
PSİKOTERAPİST SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Terapist ve danışan arasında kurulan güven bağı, aslında kullanılacak tekniklerden dahi daha önemlidir. Bu nedenle, aslında ilk seans bir anlamda bir kimya buluşmasıdır. Bazı durumlarda, önden yapılacak kısa bir telefon görüşmesiyle, danışan, terapistiyle kimyasının uyumlu olup olmayacağını öngörebilir. Buna ilaveten, üzerinde çalışılacak konuyla ilgili terapistin deneyimli olup olmadığını sorgulamak, terapi ortamı ve süreleri ile ilgili bilgi istemek ve çok kabaca terapi sürecinin ana hatlarını belirlemek açısından da bir ön görüşme faydalı olacaktır.
Hangi nedenle ilk adım atılmış olunursa olunsun, terapi süreci kişinin iç evreninde yepyeni pencereler açacak eşsiz bir yolculuktur.
